Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve Ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : atay0707
Bugün : 0
Dün : 0
Toplam Üye : 7669
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 285
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 448
 Toplam Resim Sayısı : 56
 Toplam Haber Sayısı : 562

Amasra-Bartin
» Amasra-Bartin

Uyuyan prenses: Amasra
M.Ö. 12 yüzyilda kuruldugu söylenen Amasra, adini Pers prensesi Amastris'ten aliyor. Amastris'in kendi adina kurdugu bu yeni sehir, essiz güzellikteki sahili, iki koyu ve iki adasiyla güneydeki tatil merkezlerini aratmiyor. Eski çaglarda uyuyan bir prensese benzetilen Amasra'dayiz.

Kente yaklasirken çarpici bir manzarayla karsilasiyorsunuz. Enteresan bir cografya, Karadeniz'in birçok sahil kentine parmak isirtacak bir güzellik karsiliyor sizi. Keyifli bir tatil vaat eden, bir bakisa sigmayan bu görüntü insani heyecanlandiriyor. Öyle ki, "Iyi ki gelmisim, burada çok sey yapilabilir!.." diyorsunuz. Ve bu yüzden ayrilirken, hüzünleniyorsunuz... Bati Karadeniz'in sirin ilçesi Amasra'dayiz. Bir zamanlarin gözde tatil beldesi yeniden turizmde moda olmanin mutlulugunu yasiyor. Tur otobüsleri, özel araçla gelen aileler... Karadeniz masmavi göl gibi durgun, dalgasiz, geri kalan her yer yemyesil.

Tarihçesi
Fatih Sultan Mehmet'in "Bakacak Tepesi"nden ovaya dogru söyle bir bakip "Lala Lala Çesm-i Cihan bu mu ola" dedigi bu sirin tatil merkezinin yer aldigi yarimadanin, iki koyu ve iki adasi bulunuyor. Adalardan birine kayikla ulasilirken, digerine tek gözlü Roma yapisi bir kemerle geçiliyor. M.Ö. 3. yüzyila kadar Sesamos adiyla bilinen kenti ilk olarak Hititler veya Gasgaslar'in M.Ö. 12 yüzyilda kurduklari söyleniyor. Simsir agaci ihracati yapan kent, Pers Imparatorlugu etkisine girmis. Persli prenses Amastris, kendi adina yeni bir sehir kurmus, bagimsiz kraliçelik yapmis. Daha sonralari kent Pontuslar'in, Romali ve Cenovalilar'in eline geçmis. 1200'lerde kale ve kiliseleriyle ünlenmis. 1460 yilinda Fatih Sultan Mehmet Amasra'yi fethetmis. Bir kiliseyi camiye çevirmis. O dönemlerde "Uyuyan Prenses"e benzetilen Amasra, Osmanlilar döneminde kadilik merkezi olmus.
Kent; Anadolu'da bir benzeri görülmeyen Kus Kayasi aniti, muhtemelen Roma eyalet Meclis Sarayi olarak insa edilen "Bedesten", Roma imparatoru Claudius döneminde yapilan tek gözlü Roma Köprüsü, kilise temelleri kalan Tavsan Adasi, 9. yüzyilda yapilan kale içindeki Fatih Camii, Iç Kale Mecsidi, hamam, tiyatro ve magaralariyla bugün de ilgi çekiyor.

Amasra'da neler yapilir?
Tarihi dokuyu yansitan Amasra'da sokaklar, binalar temiz bir görünüm sergiliyor. Tüm Karadeniz sahilinde sik sik rastlandigi gibi, kisa boylu süs köpekleri var. Öncelikle söylemekte yarar var, yaz kis aksamlari serin oluyor. Limandan tekne kiralayip çevre gezilerine çikabilirsiniz. Örnegin Bedri Reis ile 45 dakikalik tur kirasi 4-5 milyon lirayi ödeyerek, mendirekten dönüp Venedik misali köprü altindaki tünelden geçip küçük limana ulasinca kraliçenin denize girdigi yer olarak bilinen dogal havuzu ve Direkli mevkii önündeki havuzun kayalara oyulmus basamaklarini görebilirsiniz. Gri, beyaz, siyah tavsanlarin yasadigi Tavsan Adasi'na çikabilir, magaralara bakip, kale ve sur duvarlarini fotograflayip denizden Amasra'yi seyredebilirsiniz. Geziye katilanlarin birçogu büyük tekne tutup, göbek atip oynayarak gidip dönüyorlar. Belli ki yolculuk keyifli. Çay bahçeleri, cafe-bar ve bol agaçli sahil parki seyir teraslari var. Günes batisinin en güzel izlendigi yerde yöre halki "Günes denize kirmizi elma" gibi batar diyor. Gün boyu mendirekte en sik kiyafetleri ile arz-i endam eden genç kizlar, aksam olunca günesi en içten söyledikleri sarkilarla ugurluyorlar.


Limandaki dalgakiran su sporu için durgun bir deniz saglarken, adeta bir podyum görevi de görüyor. Aracini park edip üzerindeki elektrigi yürüyüsle atanlar, bisiklete binenler, balik tutup köpegini gezdirenler, yelken yarislarini, tekneleri çekirdek yiyerek seyredenler, temiz hava alip hazim yürüyüsüne çikanlar ve benim gibi manzaralarin ve mendiregin üzerine yapilan resimleri fotograflayan her yastan insanlar. Köprü baglantili adaya geçip evleri görmek, Küçük Liman'i tepeden gören seyir teraslarinda yalnizligi yasamak, restore edilen kiliseden bozma camiyi görmek Amasra'da yapabileceklerinizden bazilari. Bir de müze var. Geçen yildan bu yana restorasyon çalismalari nedeniyle 2001'e kadar kapali. Içinde Roma, Bizans, Osmanli dönemi gözyasi, koku siseleri, pismis topraktan kap ve çömlekler, mutfak esyalari, mezar taslari, lahitler, amforalar, mermer yilanli Stel saglik tanrisi, heykel ve etnografik eserler yeni müzecilik anlayisiyla, yeniden sergilenmeyi bekliyorlar. Sira geldi alisverise... En sona sakladim... Buyrun Amasra'nin en ünlü sokagi "Çekiciler Çarsisi'na. El tezgahlarinda ileri geri çekerek tahtayi, agaci sekillendirirlermis. "Çekiciler" ismi oradan geliyor. Çarsida her türlü agaç isi esya satiliyor, birkaçini sayacagim. Dik duran yayik fiçisi, dekoratif bir bastonluk ve semsiyelik olmus. Tahta salata tabaklari, gemiden otomobile tahta oyuncaklar, maketler, biblolar, gazetelik, ekmeklik, sehpa, sandalye, tabure, aynalik, simsir kasiklar, hasir esyalar ve tahta takilar. Mustafa Tercan ve esi, bu taki isini gelistirmisler. Çevredeki Akasya ve patlak agaçlarinin tohumlarindan kolye, bilezik, küpe yapiyorlar. Kiskandiracak güzellikteki takilarin takimi 3 milyon. Ceviz kabugundan helikopter, deniz minaresinden kalyon, vernikli iskorpit baligi kafasindan biblolar, kalp seklinde ve üzerinde bir kaplumbaga olan "dilek sofrasi" biblosu, Italya'ya bile ihraç ediliyor.

Istanbul'dan otoban çikisi yaptiysaniz, Bolu'yu geçip Yeniçaga'dan ayrilip sola Devrek üzerinden Çaycuma, Bartin ve Amasra'ya ulasabilirsiniz. Bu birinci seçenek. 431 km'lik Bolu ve Gerede'yi geçip Eskipazar Karabük üzerinden Safranbolu'yu görerek, Bartin-Amasra yapabilirsiniz. Bu da ikinci seçenek. Üçüncüsü ise benim yaptigim gibi gezip görme amaçli Akçakoca yönüne Düzce'den girip, Alapli-Eregli-Zonguldak-Bartin'dan Amasra'ya ulasmak. Yesil ve mavi renklerin hakimiyetindeki doyumsuz sahilleri seyrederek, görsel lezzeti büyük bir kiyi yolculugu yapabilirsiniz. Yollar asfalt (bazi heyelanli yerler toprakli) zaman zaman virajli, bazen rampa, bazen dar. Trafik polisine hiç rastlamadim, araç trafigi de az. Bartin yüksek, Amasra inisi dik ve virajli. Bakacak tepesi, gideceginiz yerin tümüne hakim. Harita gibi her yeri görebileceginiz bu seyir tepesinde otopark da bulunuyor. Ama siz Amasra'yi Kurucasile-Cide'ye dogru gidiyormus gibi yapip, karsidaki ilk tepeden seyredin.
Karadeniz farkli! Denize dik inen daglari ve dantel kiyilari asmak ancak sik, kesin viraj ve rampalari geçerek mümkün oluyor. Yöreyi iyi taniyan tecrübeli bir uzun yol soförüne bilhassa sordum, bu bölgede nasil gitmeli diye...
"Amasra inisi Nisan'da koyu sis alir, oturur ve bu hava Mayis ayina kadar sürer. Yazin asfalt tozlanip kumlandigi için de, Karadeniz bu, hafif yagmurunda bile yokus asagi kizaklar, kayar. Her otomobil ayni fren sistemine sahip degildir. Bazisi zink diye aniden durur, altina girersin. Onun için mesafeli gidilir. Öndeki araca yaklasilmaz. Viraji bilmiyor, bu yola ilk kez giriyorsan, yavas gideceksin!.." dediler. Not: Amasra Mendirek'te genis otopark var. Yarimadanin ada baglantisindan geçerken, kapilar araç genisliginde. Yan ayna ve çamurluklara dikkat.
Ankara-Gerede-Mengen-Devrek-Bartin Amasra 385 Zonguldak-Çaycuma-Bartin Amasra 102 km.

Türkiye'de turizmin basladigi yer olarak bilinen Amasra'da 1940'li yillarda ev pansiyonculugu ve çadirli kampçilik gelismis. 1950-65'li yillarda en çok turist çeken yer olmus. Ege ve Akdeniz sahillerinin yollarinin yapilmasi ve turizme açilmasiyla turist sayisinda azalma olmussa da, Amasra kendini yeniden toplayip Ankara-Istanbul basta olmak üzere özel araçla ve tur otobüsleriyle gelenlerin gözdesi olmus. Yeni yapilan ve restore edilen otelleriyle yatak kapasitesi artan Amasra'da Nur Pansiyon, Pasakaptan Oteli, Çinar Pansiyon, Belvü Palas Oteli ve Timur Oteli var. Limana iki adimlik mesafede Çekiciler Sokagi basinda önü araç parkina müsait olan Timur Oteli yilboyu açik. Kaloriferli, telefonlu, banyolu, TV'li küçük ama sirin odalari, temizligi, konuksever, güleryüzlü, saygili personeli ve ekonomik fiyatlariyla dikkat çekiyor. Otelde kalan aileler sabah kahvaltilarini yaparken, araçlari piril piril yikayip hazir ediliyor.
Tel: 0-378 315 25 89-90
Faks: 0-378 315 32 90


Yol boyunca çilek satanlara rastlarsaniz kaçirmayin. Toplamasi zahmetli, tadi ve kokusu harika bu minik çileklerden bir reçel yapin. Kaynatirken tüm ev, apartman çilek koksun. Amasra'da hafta sonu, yöresel ürünlerin satildigi isporta tezgahlar kuruluyor. Burada köylülerin yaptigi peynir, yag, ev reçelleri, yumurta ve yöresel otlar satiliyor. Amasra'da birçok balik restorani var. Fakat "Canli Balik" adli restoran içlerinde en ünlüsü. Yöre halki dahil herkes, "Kimse onlarin pisirdigi baligi pisiremez!" diyor. Merakima yenilip daldim içeri. Salonda yer yok, isabet bahçede buyur ettiler, "olmaz" demedim. Yazin daracik kumsala da masa kurarlarmis. Küçük, liman manzarali restoranda, servis hizli hatta kosarak. Patron Celil Ayyildiz mutfaktan hiç çikmiyor ve özellikle baliklari kendisi pisiriyor. Temiz pak giyinmis, harli atesin basinda açiya göre tavayla beraber saga-sola yatiyor. Balik piserken yagi azalta azalta aliyor. Tabagi tavaya kapatip, ters-yüz ediyor ve tekrar yag koyuyor. Baliklar tavadan yüzercesine, börek gibi çikiyor ve çift tabakla servis ediliyor. Altin sarisi renginde, belli ki misir unu...
Baba meslegini sürdüren Celil Ayyildiz kaliteyi bozmuyor ve begenmedigi baligi müsteriye göndermiyor. Balik tavaya yapismasin diye, bir önceki tavanin kizaran yagindan bir miktarini tavanin yeni yagina katiyor. Restoranin baligi gibi salatasi da ünlü. 27 çesit malzeme oldugunu söylediler. Inanmadim ve saymalarini istedim. Pancar dahil, tüm tursu çesitleri, roka, tere, dere, semizotu, maydanoz, marul ve sogani dograyip sosu karistirin (has zeytinyagi kullanmiyorlar). Bu sekilde zengin bir salata olusuyor. Mutfak bölümünde çok sayida kabin içinde ayri ayri bekleyen malzemeler, siparisler gelince taze olarak aninda yapiliyor. Balik ve salatayi anlattim. Ama midye tava da var. Yaz hamsisi nadiren çikiyor, bana rastladi. Mezgit, barbun, kalkan gibi türlerde bir tava balik, 3.5 milyon. Üstelik 2-3 kisi doyar. Yemek üzerine findik ve ögütülmüs ceviz dökülmüs balli manda yogurdu veriyorlar. Çatal biçakla servisi yapan sef Abdurrahman Girismek, "Bu taze baliga olan güvenimizdir!" diyor. Yemekte çöven ekmegi, kepekli misir unu tas firin ekmegi veriliyor. Tatli olarak da tahin helvasini limon suyu ile ezip macun haline getiriyor ve findik içi karistirip sunuyorlar. Çay, kahve ikrami, buraya gitmeye degiyor dogrusu. Canli Balik Restoran'i (Mustafa Amca'nin Yeri) baba Celil ve ogullari Tevfik, Serkan, Mustafa isletiyorlar.
Tel: 0-378 315 26 06
Cafe-bar için basvuracaginiz adreslerden biri de, Küçük Liman Han.
Tel: 0-378 315 27 75

 

Kaynak:sihirlitur.com



Görüntülenme: 4703 kez