Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve Ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : kukuzu
Bugün : 0
Dün : 1
Toplam Üye : 7693
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 285
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 448
 Toplam Resim Sayısı : 56
 Toplam Haber Sayısı : 562

Anadolu Feneri - istanbul
» Anadolu Feneri - istanbul

Istanbul Bogazinin Anadolu yakasi Karadeniz girisinde yer alan Anadolu Fenerine gidiyoruz ama önce Poyraz köye ugrayacagiz

Beykoz'dan dönüp Yusa Tepesini geçerek Anadolu Kavagina gidiliyor, bunun yani sira yola devam ederek Yoros Kalesi yanindan geçip Poyraz ve Anadolu Fenerine ulasmak mümkün. Bir baska alternatif olan Beykoz'dan direk olarak Akbaba Köyü yoluyla Anadolu Fenerine gidilebiliyor. Her iki yol ile ulasilan bu iki nefes borusu Istanbul bogazina hâkim manzarasiyla yüksek tepelerde yer aliyor. Poyraz yaz boyunca teknelerin, yatlarin sigindiklari korunakli bir koyda bulunuyor. Sahil kum plaj olunca denizden gördügü ragbete karadan gelenler de ekleniyor. Kiyi bandi üzerinde omuz omuza vermis, hepsi deniz manzarali balik restoranlari açik ve kapali bölümleri ile köyün cazibesini artiriyorlar. Araçla sahile kadar inilebilen, dalgakiran çevresinde dolasilabilen Poyraz da, araçla veya merdivenle çikilabilen yüksekçe bir tepede seyir ve piknik alani bulunuyor. Her iki yönde farkli bakis açilarina sahip manzaraya karsi agaç gölgesinde çay yudumlamak, oksijeni bol, deniz kokulu püfür püfür esen rüzgâra teslim olmak, serinlikler yasamaniza, tüm zihin yorgunlugundan kisa sürede kurtulmaniza yardimci oluyor. Poyraz'in hemen her yerinde araç park imkâni var. Köye bir köprü ile baglanan ve Poyraz cami yaninda bulunan uç burundan Anadolu Fenerini görebiliyor, hiç kimseye bir kurus ödemeden muhtesem manzaraya karsi kalabildiginiz kadar kaliyor, piknik yapabiliyorsunuz. Fakat daha cazip bir baska mekân Poyraz Gözetleme kulesi ve Kalesinin yer aldigi kule dibinde bulunuyor. Simdi oraya gidiyoruz.
Poyraz Kalesi Caminin arkasinda ki köprüden geçip kösedeki çesmeyi sola dogru dönünce kale karsinizda beliriyor. Yesillikler içinde ilerliyor ve kalenin içine girebiliyorsunuz.
Poyraz köyünün kuzeydogusunda, bogaz girisine hâkim bir yerde, bugün kismen ayakta kalabilmis gözetleme kulesine sahip kale dairesel bir plana sahip. Bati giris kismi düz, 20 metre çapinda olan kalenin duvar kalinligi 160 cm olup, üzerinde 12'si dar, 12'si genis mazgal bulunuyor. Kale girisinin sag ve solunda personelin kaldigi mahzen girisleri görülebiliyor. Kalenin kurulus tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1778 savasi sonrasi Kaptan-i derya Cezayirli Hasan Pasa tarafindan Fransiz mimari Baron de Tott'a yaptirildigi saniliyor. Karsi yakada yer alan Garipçe Kalesi ile ayni devre ait oldugu, ayni amaçla yapilip kullanildigi biliniyor. Kalenin etrafi ise bahar aylarinda çiti piti, renk ahenk çiçek yapiyor.

Kalede piknik
 
Kaleyi arkamiza alip güvenle ilerliyor tepeye kurulmus piknik bahçeli özel kamelyali kir lokantasina konuk oluyoruz. Kir lokantasini Hayati Aktas isletiyor. Balik, et, tavuk bulunduruyor. Piknik yapacagimiz masaya yakin bir yere araci çekiyor masaya yerlesiyoruz. Beraberimizde getirdiklerimiz varsa getirdiklerimizi, yoksa lokantaya verecegimiz siparislerle piknik yapiyoruz. Lokantadan hiçbir sey yemezseniz kamelya kirasi 20 milyon TL ödüyorsunuz. Yemek yiyenler sadece yediklerini ödüyor, kira vermiyorlar. Lokanta personeli arzu edenlere kömürü yakilarak atesi hazir mangal getiriyor. Çim kapli tepede topraga basarak, dolasarak yemek yerken çevreden gelen diger mangal dumani kokulari kendin pisir, kendin ye zevkinizi körüklemeye yetiyor. Tam karsinizda Garipçe Köyü, Rumeli Feneri, bogazi bitirip Karadeniz'e kavusan veya Istanbul'a giris yapan gemiler, silepler, arada yatlar, yelkenliler ve de tankerler sizi oyaliyor. Aileler, motosiklet gruplari yemek yiyip, içeceklerini yudumlarken sahilde bulunan içi magara gibi oyuk "Plefkaya" isimli ilginç konik kayaya da bakiyorlar. Kis boyunca üzerinden dalgalar geçen, duvarlari döven dalgalara karsi koyan kaya kütlesi, dogal anit olarak seyrediliyor. Kaya çevresi temiz denizi, manzarasi ile yatlarin, küçük teknelerin ugrak yeri oluyor, isteyenler deniz banyosu alabiliyor, çevrede dolasabiliyor, rüzgârli tepede uçurtma uçurabiliyor, kalede ani fotograflari çekebiliyor.
Kule dibi piknik alanindan ayriliyor ve Anadolu Fenerine yöneliyoruz.
 
Anadolu Feneri
Gerek Poyraz, gerekse Anadolu Fenerine yaptiginiz gezi boyunca içinizi bir huzur kapliyor. Birincisi iyot ve yosun kokulu denizin kokusunu tasiyan filtre edilmisçesine temiz ve hafif rüzgârin bünyenizde yarattigi sakinlestirici etkisi.
Ikincisi kent yasami içinde beton, asfalt, metal zeminlerde dolasip üzerinizde biriken elektrikten topraga basarak bünyenizi kurtarmis olmaniz. Üçüncüsü ise her iki köye yaptiginiz gezilerde hem Istanbul'dan uzakta çok farkli bir mekânda bulundugunuzu hissediyor, görüyor, yasiyor, hem de Levent, Maslak semtlerinden göge yükselen gökdelenlerin olusturdugu yeni Istanbul siluetini görerek, kentten pek de uzakta olmadiginizi fark ediyorsunuz.
Hiç Istanbul'da degilmis gibi bir izlenim içinde ilerlediginiz yolun yemyesil agaçlarlar, bodur bitkiler, çiçekler, ormanlarla kapli olmasi, hala betonlasan kentte hayat oldugunu animsatmasi, mutlulugunuzu artirmaya yetiyor. Özlediginiz nefes borusunun bu denli yakin ve bakir kalabilmesi, tekrar tekrar gelme arzusu uyandiriyor. Bu izlenimle 10 dakika gibi kisa sürede sagli sollu piknik bahçeleri arasindan geçerek geldiginiz Anadolu Feneri son nokta oluyor, burada kontak kapiyorsunuz. Fenere gelirken ilk karsilastiginiz restoran "Ay Isigi" oluyor. Tel no: 0532 788 10 03 . Rampada ki restoran önünden geçen yokus sizi sahile balikçi teknelerinin çekek yerine getiriyor. Daha ilk dakikadan itibaren balikçi köyünde oldugunuz hafizaniza kaziniyor. Manzara ve ortamin tadini iyice çikarmak, bu zevki uzun süre yasamak için araçlarinda sezlong, portatif masa, katlanabilir sandalye, semsiye getirmeyi tasarlayip gerçeklestirenler, doganin bonkör davrandigi yerlere imrendirici masalarini kuruyorlar.
Hafta sonlarinin klasik kokusu, izgara dumanlari ne kadar yemek yerseniz yiyin istahinizi sürekli uyandirip acikmaniza neden oluyor.
Sahile inen yokusu kullanmayip da düz devam ederek fenere ulasanlar, fenere komsu olan caminin balkonundan çevreyi seyretme imkâni buluyorlar. Bu noktada ki seyir terasindan bogaz, Istanbul gökdelenler silueti, çekek yerine bakiliyor, fotograflar çekiliyor, çektiriliyor. Kurulusu diger kale ve kulelerle ayni tarihi tasiyan, ayni ölçülere sahip Anadolu Feneri Gözetleme kulesi, bugünkü deniz fenerinin bulundugu yerde ki dis duvar kalintilari da görüldükten sonra, arzu edenler caminin arkasinda bulunan dik merdivenden inerek yamaca kurulu kus yuvasi misali mütevazi balik lokantasinda mola veriyorlar. Taraçalar halinde çesitli kademelere konulmus masalara kurulup deniz fenerinin altinda, denize karsi taze balik yemenin zevkine doyum olmuyor. "Kaptanin Yeri" isimli lokantayi Ahmet Faruk Basaran isletiyor. Tel No: 0(216) 536 02 36. Çinekop, tekir, dilim palamut, deniz levregi, hamsi, istavrit gibi yöre baliklari, balik köftesi, balik böregi, mevsim salatasi türünden yemek yeniyor, üzerine kahveleri, sodalari içerek dönüse basladiginiz anda akliniz Anadolu Fenerinde, Poyrazlarda kaliyor. Olayi çok önceden fark edip bölgede yapilmis villalar aklinizi çeliyor. Isterseniz Istanbul'a direk dönüyor, isterseniz ekmek arasi midye tava yeme bahanesiyle Anadolu Kavagina ugrayabiliyor veyahut Yusa Tepesine giderek dua ediyorsunuz. Özel bir durum, asiri trafik yogunlugu yoksa güzel anlar yasanmis bir günün aksaminda, Anadolu Fenerinden hareketle bir saat sonra kentin merkezinde olabiliyorsunuz. Tarihin sessiz taniklarindan olan Anadolu yakasinda Anadolu Feneri, Rumeli yakasinda Rumeli Feneri bogazin Karadeniz girisinde gece gündüz gemilere yol gösterip birbirlerine göz kirpmaya devam ediyorlar.

Beykoz'dan Fener'e belediyenin düzenli otobüs seferleri yapiliyor. Yol gidis gelis iki seritli asfalt, gece aydinlatma yok, dönemeçlerde sollamaya dikkat. Mesire yolunun beklenmedik yerlerinde çiçek, bitki toplamak amaçli park eden araçlara rastlanabiliyor. Güzergâh boyunca motosiklet kullananlar için tozsuz, bitki dokusu zengin, sürücüye zevk veren yolun bazi bölümleri zemin pürüzleri nedeniyle aralikli ziplatmalara neden oluyor. Hiz yapmaya elverisli degil. Yol kenarlarinin tel ile çevrili, tabyalarin bulundugu, askeri alan oldu tabelalarla belirtilen bölümlerinde park etmemek gerekiyor.



Gerek Poyraz gerekse Anadolu Fenerinde konaklama imkâni bulunmuyor. Bir zamanlar askeri bölge olup izinle girilebilen bu köylerin serbest dolasima açilmis olmasi ziyaretçi akinini körüklüyor. Simdilik sadece günübirlik dinlenme alani olarak degerlendiriliyor. Bilhassa Istanbul disindan gelenlerin konaklama ihtiyacini karsilamak için bölgede butik tarzi çalisan küçük pansiyonlara ihtiyaç duyuluyor. Çevre dokusuna uygun 5-10 odali köy kahvaltili, sirin pansiyonlarin, çiftlik evlerine hizmete girmesi halinde turizm ve saglik açisindan bölgenin daha cazip hale gelecegi, potansiyel kazanacagi görülüyor

Yola piknik amaçli çiktiysaniz bogazin Çengelköy semtinden geçerken tas firinindan odun ekmegi, yerli Çengelköy badem salataliklarindan alarak pikniginize lezzet katabilirsiniz. Beykoz balikçilar çarsisi veya et, tavuk alabileceginiz alternatiflere sahip.
Yemek için restoran, kir lokantasini tercih edenler için Poyraz sahili deniz ürünü lokantalari seçenekleri var, limana hâkim tepe çinar alti kahveleri uyku odasi misali serin ve dinlendirici. Poyraz Kuledibi lokantasi bulundugu alan itibariyle trafikten, gürültüden, kalabaliktan uzak, aracinizin yani basinizda duracagi, huzur bulacaginiz özellikler vaat ediyor. Kuledibi lokanta hizmeti ve piknik malzemesi sunuyor. (Ayakaltinda dolasan kedi bulunmuyor).
Anadolu Feneri araçli piknik bahçeleri mangal zevki yasatiyor, istah açiyor. Ayisigi restoran masa sayisi ile daha fazla konuk agirliyor. Fenerin yamacinda hizmet veren Kaptan'in Yeri açik ve kapali bölümlerinde yöre baliklarinin izgaralari, mevsim salatalari ile tercih ediliyor. (Birçok balik lokantasinda oldugu gibi kediler balik bekliyor).

    

 
 


Görüntülenme: 9096 kez