Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : argette34
Bugün : 0
Dün : 1
Toplam Üye : 7623
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 284
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 449
 Toplam Resim Sayısı : 149
 Toplam Haber Sayısı : 562

Anamur-Bozyazı
» Anamur-Bozyazı

Muz Kokulu Antik Kent Anamur;
Antalya'nın ilçesi Gazipaşa'yı sahil yoluyla doğuya doğru bitirdiğiniz anda Mersin il sınırları içine Kaledran muz denizi ile giriyorsunuz. Bir tarafınız Akdeniz, diğer tarafınız Toros Dağları, sağlı sollu muz bahçeleri arasında, görsel lezzeti fazla olan bir güzergâhla muz meyvesinin vatanı Anamur'a yaklaşıyoruz.

Anemurium antik kenti ilk gördüğümüz ören alanı oluyor. Eski Anamur olan bölge, günümüzde antik kent olarak gezilirken bir yandan da antik kentle bütünleşerek denizin tadını çıkaranların mekânı olarak rağbet görüyor. Bir buçuk km boyunca uzanan Sur kalıntıları, su kemerleri, konutlar, nekropol alanı, odeon, tiyatro, kilise yapıları, halk hamamı günümüze gelebilen eserler arasında görenleri ihtişamları ile büyülüyor.
İlçe merkezine doğru yola devam edenleri bu defa kavşakta bir kadın heykeli omzunda tuttuğu kangal muzlarla karşılıyor. Meydanda soldan içeri girenleri Anamur ilçe merkezine, sağdan denize dönenlere sahile yol gösteriyor. Her iki tarafında kendine has özellikleri ve de güzellikleri bulunuyor. Usuldendir biz gezimize sahilden başlıyoruz. Oldukça temiz bir ilçe olan Anamur sahilinde kilometrelerce geniş kumsallı plajlar uzanıyor. Dünyanın en güzel renkli ve en temiz denizlerinden birine sahip olan Anamur'da kıyı boyunca sahilden, denizden yararlanmaya gelenler için konaklama tesisleri, restoranlar, akşam saatlerinde trafik girişine kapatılan bir yürüyüş güzergâhı yer alıyor. Sahili ikiye ayıran dikine iskele, kendisine bağlanan günübirlik geziler için bekleyen tekneleri ağırlıyor. Biraz gerisinde Anamur Turizm Derneği yer alırken ziyaretçileri bilgilendirip yönlendiriyor, daha da gerisinde Anamur Müzesi bölgenin tarihini gözler önüne seriyor.

Sahil yoluna devam ediyor ve karşımızda tüm görkemiyle Mamure Kalesini buluyoruz. Yalı kale asırlardır Akdeniz'in dalgalarına karşı koyarken bugün bile hala görev yapabilecek sağlamlığı ile zamana meydan okuyor. Anamur Mersin karayolu üzerinde ve Anamur'a 8 km mesafede bulunan üç bölümlü kalenin içinde 39 kule, bir cami, bir hamam ile kale içi gezilerde burçlara çıkıp, surlar üzerinde yürüme imkânı bulunuyor. Mamure Kalesinin 300 metre kadar açığında ise "Martı Adası" denilen küçük bir kara parçası görülüyor. Ada içinde tatlı su pınarının bulunması nedeniyle martıların mesken tuttuğu ada için anlatılan birçok efsane içki masalarında sohbet konusu olmaya devam ediyor.
(Efsaneye göre kale komutanın kızı bir gence âşık oluyor, birbirlerine ulaşamayan kız ile genç arasında ki mektupları bu adada yaşayan martılar taşıyor. Önceleri evliliğe karşı çıkan babasından nihayet evlenme iznini alan kızın, gence gönderdiği son mektubunu martılar bu adadaki suya düşürüyorlar, mektup kayboluyor, müjdeli haber gence ulaşamıyor, martılar hala bu küçük adada bekliyor olmaları suya düşen mektubu arıyorlar ifadesiyle yorumlanıyor).

Mamure kalesinin yol tarafında pansiyon ve oteller, restoran ve kır lokantaları hizmet verirken biz sahil yolumuza devam ederek hafif bir rampa çıkıyor, Kalenin görkemli görüntüsünü bir de tepeden seyrediyoruz. Pullu Orman Kampı ve sahil tarafında devamında Mağidus liman kentini, biraz ilersinde Toslaklar Koyunu görüyoruz. Günübirlik kullanım alanı olarak değerlendirilen Toslaklar Koyunda çeşitli kır lokantaları kamp sahaları bulunuyor. Kum zeminli, korunaklı, sığ koyun en büyük özelliği ise, koy hiç mi hiç dalga tutmuyor. Yolun 500 metre içersinde kalmasıyla pek dikkat çekmeyen, tatilcilerin huzurlu ve sakin gizli cenneti, kışın doğu rüzgârı, yazın çiğ yeli denen hafif esinti alıyor. Nisan, Kasım arası tatil sever aileleri, kampçıları ağırlıyor. Toslaklar Koyu karşısına rastlayan bir başka koyda ise oldukça şaşırtıcı bir ağaç görme imkânı bulunuyor. 34 yaşında olup İsrail Kauçuğu olarak anılan devasa büyüklükte ki ağaç Türkiye'de örneği olmayan çok farklı yapısıyla hayret uyandırıyor. Yurt dışından getirilip sadece üç yere dikilen ve diğer ikisinin akıbeti bilinmemekle beraber Toslaklar Koyunda ki üçüncü ağacı uzmanlar "Türünün en büyük ağacı, korunması gereken anıt ağaç olarak" değerlendiriliyor. Garip gövde yapısının yanı sıra, denize doğru yatay yayılan kökleri ile şaşırtıcı dallara sahip olan ağacın bir başka özelliği ise, yaprakları altında oturanlara rüzgârı vantilatör gibi üflüyor olması! Ağacın küçük, tatlı, incir lezzetinde siyahlaşınca yenebilen meyveleri de bulunuyor.
Yola devam dağ tarafında bir başka kale, bu defa çift sıra inşa edilmiş surlarıyla dikkat çekiyor, adı Softa Kalesi. Oldukça yüksek, gün batımını en son gören bir noktada, çevreye hâkim manzarası bulunduğu yere imrenme duygusu uyandırıyor.
Yolumuz üzerinde bir başka cennet olan Bozyazı bulunuyor, biz Bozyazı'ya geçmeden önce geri dönüp Anamur ilçe merkezini, Toros'lara doğru tırmanırken gerçekten görülmesi büyük zevk veren değerleri gezecek yazı sonunda Bozyazı'ya tekrar döneceğiz.
Anamur'da arayan gözlerle bakarsanız birbirinden farklı güzellikte sivil mimari evler ilginizi çekecek. İki ve üç katlı olarak yapılmış asırlık ve daha fazla yaşlı evlerde ortak özellik cumbalar, çıkmalar, silindirik, kare tabanlı konik şapkalı bacaları ile kerpiç, ahşap malzeme kullanılarak yapılmış olmaları. Zeminde ahır üzerine iki katlı yapılarda üst katlar oturma yerleri orta sofadan köşelerdeki odalara açılan kapılar, birbirini dik kesen haç planlı sofalar. Yörede "Köşk" olarak adlandırılan yapıların tavan göbekleri köşeler, yüklük, dolap, ayna kenarları, ince çıtalarla Barok şekilde dekore edilmiş. Tavan ve duvarlar bitki ve hayvan figürleri ile süslenmiş.
Her biri kendi türünün emsalsiz güzellikte ender kalmış değerlere sahip olan Köşk, Konak, Dam, Sayvanlar, acil önlem alınmasa yakında bir bir kaybolmaya mahkûm görünüyorlar. Sihirlitur gelecek kuşaklara gösterebilmek, yaşatabilmek amacıyla bu evlere sahip çıkılması amacıyla harap durumdaki evlerden örnek sunmayı görev sayıyor.

Anamur ilçe merkezi sivil mimari özellikleri dışında capcanlı ve renkli bir yaşantıya sahne oluyor. Eğer pazarın kuruluş gününe denk geldiyseniz Anamur'da tam anlamıyla renk cümbüşü içinde kaybolabilirsiniz. Akdeniz güneşiyle nar gibi kızarmış domatesler, dalından henüz kopmuş çarliston biberler, karpuzlar, muzlar, yeşilden de yeşil fasulyeler, kadife görünüşlü patlıcanlar neredeyse bir yazlık alıp Anamur'a yerleşmeyi düşündürecek kadar albenili görünüyorlar. Hiçbir şey almasanız bile bolluk ve bereket emsali Anamur pazarını gezmek, yöresel ürünleri görmek zevk veriyor. Pazarın gediklileri yazlık şortları ile geliyor, pazar çantalarını, poşetleri dolduruyor, yazlıkların ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılıyorlar. Artık ilçe merkezinden ayrılıp önce bir mağara gezisine sonra da Dragon Çayında bizi bekleyen sürprize gideceğiz.

Köşekbükü Mağarası
Anamur Otogarından şehir merkezine çıkarken ilk ışıklardan sola dönüyor, Belediye yolunun bittiği yerden Anamur'un kuzey doğusuna, Ovabaşı Köyüne doğru 9,5 km yol alıyoruz. 225 yıllık geçmişi olan mağaranın astım ve bronşite iyi gelen havası ile doğurganlık yarattığı inancının hâkim olması nedeniyle kısır kadınlara da tavsiye ediliyor. Köşekbükü Mağarasının 500 metre kare alanı içinde üç bölüm bulunuyor.
Birinci bölüm şifa bölümü. Damlayan su birikintilerinden oluşan bu bölüm sarkıt ve dikitlerle biçimlenmiş. Nem oranı % 60, ısı 18 derece, basınç 761 smm. İkinci bölüm Huzur Bölümü olarak anılıyor. Yelpaze şeklinde sarkıtlar ve heykel şeklinde dikitlerle iki galeriye ayrılıyor. Oldukça sakin olması bu ismi almasına neden olduğu belirtiliyor. Flaşsız fotoğraf çekmeye pek de müsait olmayan ama ışıklandırılmış ve rahat yürünebilir bir gezi galerisine sahip olan mağara girişine yerli turist bir YTL, yabancı turist iki YTL ödüyor.

Sevgi Su Parkı
Anamur'a 20 km uzaklıkta bulunup asfalt yolla ulaşılan Çaltıbükü Köyü tam anlamıyla dinlendirici eğlenceli bir su parkı niteliği taşıyor. İsterseniz günübirlik kullanım alanı olarak mesire yeri gibi piknik yapabiliyor, su kaydıraklarına çıkıp 30 km uzaktan doğup gelen Dragon çayına kayarak girip serinliyor, kiremitte hazırlanan balıklardan yiyebiliyor, isterseniz bu tatil zevkini uzatmak için pansiyonda konaklama yapabiliyorsunuz. Dragon çayında yüzmenin yanı sıra, kayıkla dolaşmak kürek çekmek elektrik üreten değirmeni görmek, çevrede geziye çıkmak gibi imkânlar bulunuyor. Yemekleri "Ne Yenir" bölümünde anlatmak üzere Sevgi Su Parkı'ndan ayrılıyor bir başka mola yeri olan tarihi Ala Köprüyü görmeye gidiyoruz. Anamur Ermenek karayolunun 13. km sinde yer alan köprü 19.65 metre açıklığı ile tek gözlü olup antik taş yapısıyla hala kullanılıyor. 54 metre uzunluktaki köprüyü orta tepe noktada araçlar sert bir dirsekle aşıp karşı tarafa geçiyorlar. Altta ise piknik yapanlar, ördeklerle beraber Dragon Çayında yüzenler, balık tutanlar vakit geçiriyor, araçlarını park edenler, kır

lokantalarında serinliğin tadını yemeklerle bütünleştiriyorlar. Dragon Çayı 20 km sonra Anamur'da denizle buluşuyor, içinde balıkçı ve gezi tekneleri dolaşıyor. Çay, Çaltıbükü'nde gördüğü ilgi nedeniyle denize alternatif rakip gibi sayılıyor.

Yaylalar yaylalar
Anamur ve Bozyazı'dan ulaşılan yaylalarda ise bambaşka bir hayat yaşanıyor. Sahil kesimine göre deniz seviyesinde 1000 metre den fazla yükseklikte bulunan yaylalar, serin havasıyla yaz sıcağından kaçanların gözde mekânları sayılıyor. Asfalt yollarla virajlı ve yokuşlu olmasına rağmen çabuk ulaşılan yayla köyleri manzaraları ile de cazip görünüyor. Halkalı, Abanoz yaylarında hızlı bir yapılaşmanın olduğu gözleniyor. Karaçam, kızılçam, sedir, köknar, ardıç, meşe, şimşir, çınar, Akdeniz'e özgü makiler le kaplı alanlarda sincapların eşlik ettiği yolun sonunda ilginç kaya yapılı ile dev mağaralar, su pınarı, su değirmeni, toprak, kerpiç köy evleri, çeşitli kalıntılar ilgi çekiyor. Kır kahveleri, oğlak kavurma yapan lokantalar yaylanın bünyesinde saklı özellikleri, kendilerine has misafirperverliklerle sergiliyorlar.

Bozyazı
Demir direkli saat kulesinden sahil kesimine dönünce, önce pazaryeri sonrada Bozyazı Çayında zaman içersinde yıkılmış antik köprünün yerine inşa edilmiş yenisi üzerinden geçerek Bozyazı sahiline ulaşılıyor. Yazlık villaların yanı sıra sahilde önce birkaç eski ev, mimarisi, özellikle baca yapıları ile dikkat çekiyor. Ana karanın en uç noktasında yer alıp, üzerinde antik kalıntılar barındıran Nagiduda Adası, Nagidos adıyla bölgenin en eski kentlerinden biri olma özelliği ile tanınıyor. Adayı sahile bağlayan ince yolun her iki yanı ise günümüzde plaj olarak kullanılıyor. Arka planda yer alan harap durumdaki antik taş yapılar ise turizm için umut vaat ederken, kendilerine uzanacak yardım ellerini büyük bir sabırla bekliyorlar.

Aydıncık
Anamur'a Anemurium antik kenti ile girmiştik yine bir antik kent olan Kelenderis ile çıkıyoruz. Aydıncık ilçesi içinde bulunan Kelenderis, güney Anadolu kıyılarının en iyi limanlarından biri olarak anılıyor. Günümüzde aynı alanda yapılmış bir marina, çevresinde dangalak ağaçları, yamacında ise halen kazı çalışmalarının sürdürüldüğü antik alan bulunuyor. Sur kalıntıları, liman hamamı, Roma çağı tiyatro, antik mezarlar görülebiliyor. Kelenderis anıtsal mezar ise Aydıncık'dan Silifke yönüne giderken sola ayrılan yolun 100 metre içinde apartmanlar arasında yer alıyor. 3 ana bölümden oluşan anıtın asıl mezar odası, şimdi toprak altında olan alt katta bulunuyor. Korumak amacıyla etrafı tel örgüyle çevrili olan dört ayaklı Roma Çağı anıtsal mezarın piramidal çatısı, bugün yok olan tepesinde taç biçimli korint başlığın yer aldığı belirtiliyor.

 

 

 

Yola İstanbul'dan çıkanlar Çamlıca gişelerden Sakarya, Bilecik çıkışına kadar otoyolu kullanarak gelebilirler. Bilecik yolu trafik yükü ağır birçok yeri araç sollamaya müsait olmayan rampa ve virajlarla geçiliyor. Bilhassa Bilecik yaklaşımında araç hızını radar tuzaklarına karşı kontrollü tutmak gerekiyor. Kütahya çevre yolu ile Afyon Antalya sapağına gelenler için Cumhuriyet veya Varan Tesislerinde mola verme ve yemek yeme imkânı bulunuyor. Arzu edenler Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ordular İlk hedefiniz Akdeniz" komutunu verdiği Başkomutan Milli Parkını da gezebiliyorlar. Yolun Antalya ya olan kısmı daha rahat geçilirken Burdur bölümü ve Antalya yaklaşımlarında trafik kontrolüne karşı hızınızı artırmamalısınız. Antalya girişinde portakal heykelli kavşaktan sola dönerek ayrılan Alanya yolu çeşitli trafik ışıklarıyla sık sık kesintiye uğruyor. Alanya yaklaşımında ise trafik yükünü daha şimdiden kaldıramaz bir görüntü çiziyor, gelecek yıllar için erken tedbir almaya zorluyor. Alanya çevre yolu sahile girmeden oteller, apartmanlar arasından geçerek Gazipaşa yoluna bağlanırken üçüncü bir bay pass yola ihtiyaç duyulacağa benziyor. İki şeritli Alanya- Mersin yolu acil genişletilmesi, hatta bu iş için çok geç kalınmış izlenimi uyandırıyor. Gazipaşa'dan sonra sahil yolu virajları, rampalar başlıyor. Anamur, Silifke'ye 138, Bozyazı'ya 16, Gazipaşa'ya 79, Aydıncık'a 52, Alanya'ya 125 km uzaklıkta bulunuyor.
Otobüs yolculuğunu tercih edenler için Metro, Pamukkale, Özkaymak, Anamur, Zafer firmaları sefer yapıyor. İstanbul - Anamur yolculuğu 16 saat, Ankara - Anamur arası 10 saat sürüyor. Antalya ve Anamur arası saat başı sefer yapılıyor.

Hotel Bella (Anamur)
Kürşat Caddesi, Yasemin Sokak no 5. İskelede hizmet veren 18 oda, 42 yatak kapasiteli otel denize 100 metre uzaklıkta bulunuyor. Klimalı, uydu yayın TV li odalarda konaklayanlar açık büfe sabah kahvaltıyı otelin nar ağaçlı gölgeli arka bahçesinde yapıyorlar. Sabah kahvaltısında peynirli sigara böreği kızartılıp masanıza sıcak sıcak servis ediliyor. Otel önüne park eden konukların araçları tertemiz yıkanıyor.
Hotel Bella. Tayfun Eser. Tel: 0(324) 816 47 51

Eser Pansiyon (Anamur)
Denize 70 metre uzaklıkta, ekonomik fiyatları, temizliği, aile ortamı ile tercih ediliyor. İnönü Caddesi No: 6 İskele, Anamur
Tel: 0324 8142322 - 0324 8149130

Sevgi Su Parkı
Sevgi Su Parkında yıl boyu hizmet veren 12 yataklı küçük bir pansiyon bulunuyor.
Kişi başı yarım pansiyon konaklama için 25 YTL fiyat ödeniyor.
Mehmet Nuri Çelik. Tel: 0(324) 832 57 52

Toslaklar Koyu Kamp Alanı.
Çadır kurmak isteyenler günlük 10 YTL çadır yeri kirası ödüyorlar.
Naim Tolsak Tel: 0532 642 99 03

Hotel Anemurium (Anamur)
8'i süit 24 tek kişilik 10 apart, 32 çift yatak kapasiteli odalarıyla 170 kişiye hizmet veren otel Bozyazı da bulunuyor. Otelin restoran, bar, disko, sauna, Türk hamamı, spor sahaları, toplantı salonları, açık ve kapalı yüzme havuzu, disko, kapalı otoparkı bulunuyor. Hotel Anemurium Tel: 0(324) 851 70 10

Vivonco Hotel (Anamur)
Tel: 0(324) 851 42 00

Mamure Hotel ( Bozyazı)
Tel: 0(324) 851 54 00

Anamur'da çok sayıda eğlence yeri, disko bulunuyor.

Ustam Restoran
 
Anamur'da farklı bir ortamda yemek yemek isterseniz Bozdoğan Köyü Kale yanında hizmet veren Ustam Restoran öğle veya akşam yemeği için gerek mönüsü gerekse manzarası, konumu, atmosferi ile unutulmaz güzellikler sunuyor. Kıyının denize doğru kumsal uzantısı üzerine kurulan masalara yerleşenler, adeta denizin içine masa kurmuşçasına oturuyor ve kum zemine basıyorlar. Denizden gelen hafif esintiyle yazın bunaltıcı gecelerinde üşümeden serinlerken şamdan ışığında aydınlanan masalarda dalga sesine karışan hafif müziği dinliyor, karşınızda ki Mamure Kalesinin göz dolduran siluetini seyrediyorsunuz. Ayın dolunay zamanı ise kumsal ve kale mehtap ışığı ile yıkanıyor. Yöresel ızgara balık çeşitleri, yoğurtlu semizotu, yoğurtlu patlıcan, haydari, zeytin salatası, acılı Antep ezme, tulum peyniri ceviz, süzme yoğurt, şakşuka gibi soğuk meze çeşitleri rakı ve deniz kokusuna karışıyor…
Tel No: 0(324) 827 23 33-34

--------------------------------------------------------------------------------
Köşekbükü Mağara girişi yanında küçük bir lokanta hizmet veriyor. İçinde Şark Köşesi gibi bölümler yer alıyor. Yazın hava akımı nedeniyle balkonu serin oluyor. Çevresinde ağaçlık piknik sahası yer alıyor, soğuk suyu olan kaynak su çeşmesi de var. Gözleme, menemen, sıkma, börek türü yiyecekler, köy ayranı, meşrubat bulunduruyor. Köylülerin yapıp bıraktığı çok canlı renklere sahip kilimler satılıyor. Küçük bir kilim 400-500 YTL ile fiyatlandırılıyor.

--------------------------------------------------------------------------------
Sevgi Su Parkı
Anamur çıkışı Ermenek yolu ile gidilen Çaltıbükü'ndeki mesire yeri yıl boyu hizmet veriyor. Milli Park sahası içinde çevrede geyik yetiştiriliyor. Aracınızı meydana bırakıyor, merdivenlerden inerek Dragon çayı vadisine geliyorsunuz. Çay boyunca paraleline konulmuş masalarda evden getirdiklerinizi yiyebiliyor veya garsona siparişlerinizi verebiliyorsunuz. Balık yaşatma havuzlarında 350 gram Gökkuşağı Alası denilen alabalıklar bulunuyor, bu balıkları ızgara veya kiremitte bol tereyağlı olarak pişiriyorlar. Pişirme sırasında meşe kömürü kullanılıyor, Mersin Kiremidi denilen toprak güveçlerde 5-10 kişilik olarak hazırlanıyor. Pişirme sırasında Kebapçı Mustafa Çal içine patates, soğan, sarımsak, yeşilbiber, limon gibi garnitürler ilave ediyor. Alabalığın tanesine 4 YTL fiyat ödeniyor. Et, Tavuk, lahmacun, kaşarlı pide de sipariş verilebiliyor. Restoranın önünde etnografik eserlerle dekore edilmiş, kış için kapalı salonu da bulunuyor. Pınar suyu ise soğukluğu ile dikkat çekiyor.
Mehmet Nuri Çelik. Tel no: 0(324)832 57 52  

--------------------------------------------------------------------------------
Batırık
Anamur ve Bozyazı gibi yerlerin yerel yemeği "Batırık" Birçoğunun kısır olarak bildiği yiyeceğin salça, domates suyu gibi soslu ilavesine benzeyen şekline deniyor. Bir tür yaz yemeği olan ve hafif olup iştah açan batırık, maydanoz, karnabahar da içeriyor, acı biber turşusu ile birlikte kaşıkla yeniyor.

--------------------------------------------------------------------------------
Anamur Muzu
Kokulu, küçük muzları Kaledran'dan itibaren yol üzerinde ki tezgâhlarda daha sık olarak görebiliyor, satın alabiliyorsunuz. Muzlar için yöre halkı "muz doğurdu" ifadesini kullanıyorlar. Gece sessizliğinde bu doğumda ki çatlama sesleri daha rahat duyulurken yapraklar arasından kangallar iki günde çıkıyor. İlk hali yeşil olan muzlarda parmaklar oluşuyor, bıçakla kesilen muzlar özel soğutulan klimalı depolarda sarartma işlemi gerçekleştirilerek satışa sunuluyor. Besleyici, tok tutucu özellik taşıyan muzun lekesi asla çıkmıyor.
Eşek Muzu denilen ekşi elma gibi mayhoş olan çeşitleri ise şeker hastalarınca tercih ediliyor, daha pahalı satılıyor.

  

 

 

 
 
 


Görüntülenme: 12999 kez